Ali Özdemir - Merkez Medya

Akıllı telefonsuz bir nesil mi geliyor?

Son yıllarda özellikle The New York Times tarafından yayımlanan kapsamlı analizler, teknolojiyle büyüyen bir neslin beklenmedik bir yön değişimine girdiğini gösteriyor. Bir zamanlar kimlik, sosyalleşme ve görünürlük aracı olan akıllı telefonlar, artık bazı gençler için terk edilmesi gereken bir yük...

12 Nis 2026 - 07:01 YAYINLANMA
Akıllı telefonsuz bir nesil mi geliyor?

Son yıllarda özellikle The New York Times tarafından yayımlanan kapsamlı analizler, teknolojiyle büyüyen bir neslin beklenmedik bir yön değişimine girdiğini gösteriyor. Bir zamanlar kimlik, sosyalleşme ve görünürlük aracı olan akıllı telefonlar, artık bazı gençler için terk edilmesi gereken bir yük haline geliyor. Peki bu tersine göçün arkasında ne var?
Bir süredir New York'ta en çok konuşulan konulardan biri bu. İnanması güç ama evet araştırmalar gösteriyor ki gençler geri adım atıyor ve vazgeçemedikleri akıllı telefonlarından vazgeçiyorlar. İlk anda acaba eski telefon markalarının marketing çalışması mı acaba diye düşündüm ama değilmiş. Veriler çarpıcı, neredeyse herkes bağlı ama… Pew Research Center verilerine göre: 2012'de gençlerin yüzde 37'si akıllı telefona sahipken 2024'te bu oran yüzde 95'e ulaştı. Ayrıca Gallup verileri, gençlerin günde ortalama 4.8 saatini sosyal medyada geçirdiğini ortaya koyuyor.

Ancak tam da bu yaygınlık, bir kırılma noktası yaratıyor: Aşırılık, reddi doğuruyor. Telefonu bırakmalarının en kritik sebeplerinden biri zihinsel sağlık alarmı. Araştırmalar, yoğun ekran kullanımının, kaygı ve depresyonu artırdığını, özdeğer algısını düşürdüğünü gerçeklikten kopuş hissi yarattığını gösteriyor. New York'ta akıllı telefonu bir süre kullanmayan bir kişi üzerinde yapılan testte, beyin dalgalarının daha iyi çalıştığı da en çok konuşulan konulardan biri. Psikolog Jonathan Haidt bu durumu, çocukların "doğal gelişimden koparılarak dijital bir deneyin parçası haline gelmesi" olarak tanımlıyor.
Dijital etkileşimler artarken, yüz yüze iletişim azalıyor, yalnızlık hissi artıyor. Gençler artık bağlantıda olmak ile bağ kurmak arasındaki farkı daha net görüyor. Meta, Google ve Snap Inc. gibi dev şirketler, kullanıcıları platformda tutmak için bilinçli tasarım yapmakla suçlanıyor. Açılan davalar ve artan kamuoyu baskısı, gençlerde şu farkındalığı yaratıyor, bu ürünler beni kullanıyor olabilir. Yeni bir trend dikkat çekiyor. Dumbphone (sade telefonlar). Dikkat engelleyici uygulamalar, minimalist cihazlar.

SADECE BİR ARAÇ
Gençler artık telefonu bir araç olarak yeniden tanımlamak istiyor. ABD'de 30'dan fazla eyalette okul saatlerinde telefon yasakları uygulanıyor. Avustralya, 16 yaş altına sosyal medya yasağı getirdi. Benzer düzenlemeler birçok ülkede gündemde. Bu da küresel bir dönüşüm sinyali veriyor. Bugün yaşanan şey, teknolojinin tamamen reddi değil. Aksine kontrolsüz dijital yaşamdan bilinçli kullanıma geçiş. Ve belki de en çarpıcı gerçek şu, bir zamanlar 'geri kalmışlık' sembolü olan tuşlu telefonlar, bugün bazı gençler için özgürlüğün yeni simgesi...


MERAKLA BEKLENEN 2026 YAZ YAPIMLARI
Merakla beklenen filmler listemizi sanıyorum 2026 yazında tamamlayacağız. İzleyicilerin yüzde 76'sı Mayıs ve Ağustos ayları arasında mutlaka bir filme gitmeyi planlıyor. Sezonun en çok merak edilen filmleri listesinin başında ise Toy Story 5, Spider Man: Brand New Day, The Devil Wears Prada 2, Christopher Nolan'ın The Odyssey yapımı ve nostaljik bir dönüşe hazırlanan Scary Movie 6 yer alıyor. Sizin merakla beklediğiniz 2026 yaz filmi hangisi?


Z KUŞAĞI BEYAZPERDEYE SAHİP ÇIKTI
AH hep o umutsuz olduğumuz Z kuşağı var ya her araştırmada şaşırtıyor, her veri sonucunda bir kez daha bravo dedirtiyor. En sonuncusu sinemalar Z kuşağı sayesinde eski haline geri döndü. Fandango'nun 7 bin yetişkinle gerçekleştirdiği yeni araştırmada elde edilen verilere göre Z kuşağı, sadece sinemaya gitmekle kalmıyor, aynı zamanda diğer tüm yaş gruplarından daha sık bilet alarak sinema salonlarının en büyük finansal destekçisi haline geliyor. Araştırmaya katılan Z kuşağı temsilcilerinin yüzde 87'si, son bir yıl içinde en az bir kez sinemaya gittiğini belirtti. Bu oran milenyum kuşağında yüzde 82, X kuşağında yüzde 70 ve 'Baby Boomer' kuşağında ise yüzde 58 seviyesinde kaldı. Yılda ortalama 7 kez sinemaya giden Z ve milenyum kuşakları; IMAX gibi premium ekran formatlarına ve mısır-içecek gibi yan ürünlere de büyük bütçeler ayırıyor. Genel sinema katılımının hâlâ pandemi öncesinin yüzde 20 gerisinde olduğu bir dönemde, bu harcama büyük başarı. Kuşaklar arası motivasyon farklılıkları da oldukça dikkat çekici. Milenyum kuşağı sinemayı günlük rutinden bir kaçış olarak görürken, Z kuşağı için sinema salonları her şeyden önce sosyal bir etkinlik alanı.

Kaynak :
sabah.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: