Merkez Platform

Bu nasıl bir şuursuzluktur?

Aynı zamanda akrabanız olan korumanız silahlı saldırıda kurşun yağmuruna tutulursa ne yaparsınız? 112'yi arayıp polis ve ambulans çağırır, onlar gelinceye kadar da yaralıya elinizden geldiğince ilk yardımda bulunursunuz değil mi? Peki ya Dilan Polat ne yapmış? Hemen canlı yayın açıp feryat etmeye...

09 Haz 2026 - 08:03 YAYINLANMA
Bu nasıl bir şuursuzluktur?

Aynı zamanda akrabanız olan korumanız silahlı saldırıda kurşun yağmuruna tutulursa ne yaparsınız? 112'yi arayıp polis ve ambulans çağırır, onlar gelinceye kadar da yaralıya elinizden geldiğince ilk yardımda bulunursunuz değil mi?
Peki ya Dilan Polat ne yapmış? Hemen canlı yayın açıp feryat etmeye başlamış. Üstelik yanında çoluk çocuk varken... Yayını (!) çok izlenmiş tabii. Nasıl izlenmesin ki? Canlı yayında eşiyle boşanma kavgası yapan, lama gibi cep telefonunun kamerasına tükürüp hepimizin midesini kaldıran o değil miydi?

Dilan Polat olayı bana göre üzerine tezler yazılması gereken psikolojik ve sosyolojik bir vakadır. "Tık'lanma kaygısının" ve sanal medyayı ticarete tahvil ederken insanların nasıl şuurlarını kaybedip karanlık dehlizlere yuvarlanabileceğinin bir ibret belgesidir. Dilan Polat, çocukları ve gençleri sosyal medyanın kötülüklerinden kurtarmak için anne babaların kullanacağı en etkin argüman haline gelmiştir.
Neyse ki bu kez durumun farkına yetkili merciler vakit kaybetmeden vakıf oldu. Dilan Polat'ın sosyal medya hesapları kapatıldı. Onun kadar olmasa bile sosyal medyayı kural dışı kullandığı için Deniz Akkaya'nın hesapları da askıya alındı.
Dilan Polat olayının, yeni nesilleri dijital terörden esirgemek adına bir milat olduğuna tüm kalbimle inanmak istiyorum.


Sahanda yumurta
Şu forma sakilliğine fena halde takmış durumdayım.
Dünyanın en ünlü spor malzemesi üreticileri akıllarına ilk gelen renk, desen ve tasarımı yapıp gönderiyor, bizimkiler de (Milli Takım dahil) hemen kabul edip üzerlerine geçiriveriyorlar.

Fenerbahçe'nin de yeni sezon formaları görücüye çıktı. Her ne kadar baştan savma gibi görünse de klasik sarı-lacivert çubukluya itirazım yok. Ama şu sarı-beyaz deplasman formasına bakar mısınız?
Bir zamanlar Sümerbank'ta satılan pamuklu pijamalara benziyor.
Yahu sarı-beyaz dediğin sadece sahanda yumurtada şık durur. Bu ne zevksizlik böyle?


Turizm elçileri (!)
Turistten 800 lira yerine 3500 lira alan taksiciler.
Buzsuz içeceği yüzde 20 pahalıya satan restoranlar.
Otellerde çifte rezervasyon yapan turizmciler.
Üç top dondurmayı 800 liraya satan dondurmacılar.
Bilgisayar kullanımını yasaklayan kafeteryalar.
Bu ülkede turizm sektörü hâlâ çökmenişse, bu sadece Allah'ın bir lütfudur!


Rahmi Koç meselesi
Rahmi Koç'un anlattığı "Kürt kadını" fıkrası için yorumum kısa ve net olacak:
Bu "boş boğazlığın" mazereti yok. Sadece "yaş haddi" hafifletici neden olarak ileri sürülebilir, o kadar.

Evet bu ülkede Laz, Trakyalı, Muhacir, Yahudi, Bektaşi fıkraları dost meclislerinde anlatılır ve gülünüp geçilir. Ama bu seferki bir "fay hattı" ile ilgiliydi ve sarsıntısı büyük oldu.
Her ne kadar Rahmi Bey içtenlikle özür dilediyse de, ailenin âkilleri, 97 yaşındaki babalarının artık önemli anlarda ve önemli yerlerde "kafasına göre" konuşmasına bir kısıtlama getirmeli.


Gaf 'let kürsüsü
CHP'nin yarısı, diğer yarısına "Hain", onlar da diğerlerine "Hırsız" diyor. Sonunda "hakarette" birleştiler!

Zap'tiye
Meğer Picasso bedava yaşarmış. Ünlü ressam tüm ödemelerini çekle yapar ama kimse çeklerini bozdurmazmış. Çünkü imzası her zaman borcundan daha değerliymiş.

Ne demiş?
"Siz ellerimi kanlı görünce katil sandınız beni. Oysa sırtımdaki bıçakları çıkarırken kesildi ellerim." (Bir akıl hastanesinin duvarına yazılmış efsane söz)

Kaynak :
sabah.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: