Çocuklar yaş doğrulamayı aşmanın yollarını buldu!
Birçok ülke sosyal medya ve dijital platformlar için çocuklara yaş sınırı getirdi. İnternete girişte yaş doğrulama uygulanıyor ama gelen haberlere bakılırsa çocuklar yine bir yolunu bulup yaş doğrulama sistemlerini aşıyorlar. DonanımHaber'de Birleşik Krallık'ta internet güvenliği kuruluşu Internet...
Birçok ülke sosyal medya ve dijital platformlar için çocuklara yaş sınırı getirdi.
İnternete girişte yaş doğrulama uygulanıyor ama gelen haberlere bakılırsa çocuklar yine bir yolunu bulup yaş doğrulama sistemlerini aşıyorlar.
DonanımHaber'de Birleşik Krallık'ta internet güvenliği kuruluşu Internet Matters tarafından gerçekleştirilen araştırmaya sonuçları yayınlandı.
Dokuz ile 16 yaş arasındaki bin 270 çocuk ve ebeveynleri arasında yapılan ankette yaklaşık yüzde 32'lik bir kesim yaş doğrulama sistemlerini bypass ettiğini itiraf etti.
En yaygın yöntem sahte doğum tarihi girmekmiş.
Ayrıca çocuklar, yetişkinlere ait hesapları kullanarak, VPN (Sanal Özel Ağ) ile konumlarını gizleyerek ya da başkalarına ait kimlik bilgilerini kullanarak yaş doğrulama sistemlerini aşıyorlarmış.
Araştırmada yer alan bir ebeveyn, 12 yaşındaki çocuğunun yüzüne sahte bıyık çizerek yaş tahmin sistemini kandırdığını ve sistemin çocuğu 15 yaşında olarak algıladığını açıklamış.
Bir diğer yöntem ise yüz tanıma sistemlerini geçmek için video oyunu karakterlerinin görsellerinin kullanılması.
Avustralya'da da 16 yaş altı kullanıcılar için sosyal medya yasağı uygulaması, VPN kullanımında büyük bir artışa yol açtı.
Özetle çocuklar bile yasakları delmenin çarelerini buluyorlar.
Dünyada tartışılan bir diğer konu ise; sosyal medya yasaklarının özgürlük alanlarını kısıtlayıp kısıtlamadığı!
Öte yandan birçok araştırmada sosyal medyanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri ortaya çıktı. Dünyada özgürlükleri kısıtlanmadan, düşünce özgürlüğüne darbe vurmadan çocukları internetin olumsuz etkilerinden koruyacak birçok yöntem geliştiriliyor. Deneme yanılma yoluyla bir orta yol bulunacak ama bu biraz zaman alacak gibi gözüküyor.
***
DİBİMİZDEKİ YILDIZI KEŞFEDEMEDİLER!
Bayern Münih'i de eleyen Paris Saint-Germain, finalde Arsenal'i de rahat yener diye tahmin ediyorum.
Hatta geçtiğimiz yılda olduğu gibi PSG, farklı bir skorla Şampiyonlar Ligi şampiyonu olabilir.
Luis Enrique, gençlerden kurulu öyle güçlü bir takım yarattı ki, PSG'nin dominasyonu önümüzdeki yıllarda da devam edecek gibi gözüküyor.
PSG'nin her mevkide müthiş futbolcuları var ama bir tanesi elmas gibi parlıyor;
Khvicha Kvaratskhelia'nın çalımla geçemeyeceği futbolcu yok bu evrende.
Kvaratskhelia şu an aktif en başarılı hücum oyuncusu belki de. Abartıyor gibi olmayayım ama Kvaratskhelia, Vinicius Júnior'den, Dembele'den, hatta Yamal'dan bile daha iyi oyuncu olabilir.
Geçtiğimiz yıl Ballon d'Or'u Dembele aldıysa bu yıl Kvaratskhelia bu ödülü daha fazla hak ediyor. Ama Gürcü olduğu için lobi gücü yok.
Kvaratskhelia, 250 km daha aşağıda Karadeniz'de doğsaydı, muhtemelen Trabzonspor'dan PSG'ye transfer olmuştu!
Bizim futbolcu izleme (scouting) ekipleri ne iş yapıyor merak ediyorum?
80 milyon euro'ya Victor Osimhen'i, 28 milyon euro'ya Matteo Guendouzi'yi almak scouting başarısı değildir!
Dinamo Tiflis altyapısında yetişen Kvaratskhelia, 2018'de 180 bin euro'ya Rustavi'ye oradan da 2019 yılında 100 bin euro kiralama bedeliyle Lokomotiv Moskova'ya gitmiş, aynı yıl tekrar Rustavi'ye dönmüş.
2019'da 600 bin euro'ya Rubin Kazan'a satılmış.
2022 yılında Gürcü takımı Batumi 6.96 milyon euro'ya Kvaratskhelia'yı almış ve aynı yıl Napoli, Gürcü yıldızı keşfetmiş ve sadece 13 milyon 300 bin eura'ya transferi bitirmişler.
Napoli'yi şampiyon yaptıktan sonra 2025 yılında Kvaratskhelia'yı PSG 80 milyon euro ile transfer ediyor.
Hikayenin devamını biliyorsunuz zaten!
Napoli, komşumuz Gürcistan'daki oyuncuyu takip edip alıyor ama bizim scouting ekipleri uyuyor!
Bizde futbolcu transferleri menajerler ve yöneticileri zengin etmek için yapılıyor!
Türk futbolunun borç batağından kurtulması için medya ve taraftarlar yıldız futbolcu transfer edilmesini talep etmemeleri gerekiyor!
***
KOLTUĞUNU HEP KORUYAN ADAM!
Hakem hatalarını yazmaktan sıkıldım artık ama her defasında hakemlerimiz skandal kararlar vermeyi başarıyorlar.
Beşiktaş-Konyaspor Türkiye Kupası Maçı'nda 90+5. dakikada Beşiktaşlı Olaitan'ın, Konyasporlu Olaigbe'ye sağ eliyle yaptığı tutma hareketi ceza sahasına girmeden bitiyor. Ceza alanı içindeki sol el ve ayak müdahalesi ise penaltı kararı verilecek derecede değil. Sol el sadece temas ediyor ama oyuncuyu itme söz konusu değil.
Ayrıca Olaiton, topa net bir şekilde müdahale ediyor.
Normalde hakem Adnan Deniz Kayatepe, ceza sahası dışından faul atışı vermeliydi ama kararı penaltı oldu.
Aslında Beşiktaş oyunu kazanacak futbolu oynamıştı, direkten dönen şutları vardı lakin hakem kurbanı olarak kupadan elendi! Aynı hakemin Fenerbahçe-Rizespor maçının son dakikalarında kaleci Fofana lehine verdiği faul kararı da yanlıştı.
FB'li Oğuz, faul kabul edilecek bir temasta bulunmamıştı.
Kaleci kendini yere bırakırken orta sahada da topu eliyle tuttu.
Normalde kalecinin kırmızı kart görmesi gerekiyordu.
Ve o faul atışından sonra gol geldi. Fenerbahçe de hakem kurbanı olarak şampiyonluk yarışında büyük yara aldı.
Eskiden Cüneyt Çakır'ı Fırat Aydınus'u boşuna eleştiriyormuşuz.
Şimdiki hakemler kalite açısından eski hakemlerin yanına bile yaklaşamaz.
Ferhat Gündoğdu, Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı olduğu dönemlerde Türk hakemliği hep geriye gitti!
Hatta hakemler şampiyonluklara doğrudan etki eden skandal kararlar aldılar.
571 hakemden 371'inin bahis hesabı olduğu, 152'sinin ise aktif olarak bahis oynadığı tespit edildi ama Gündoğdu'dan hesap sorulmadı!
Süper Lig takımlarının Avrupa maçlarındaki tempoyu kaldıramamasının nedeni de Gündoğdu'nun kalitesiz hakem ekibidir!
Dünya Kupası'na Moritanya bile hakem gönderdi ama Türkiye gönderemedi.
Tüm bu başarısız tabloya rağmen Gündoğdu istifayı aklının ucundan bile geçirmemesi nasıl bir özgüvendir!
Türkiye'de teknik direktörler değişiyor, kulüp başkanları değişiyor, TFF başkanları değişiyor ama Gündoğdu koltuğunu hep koruyor!
Neden?
***
Altyazı
"Senin oğul olarak yaptığın hatalar, benim baba olarak başarısızlığımdır." (Gladiator)