Ali Özdemir - Merkez Medya

Doç. Dr. Ökdemir: "D vitamini eksikliği kadar fazlalığı da ciddi sağlık sorunlarına yol açar"

D vitamini eksikliği kadar fazlalığının da ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirten Çocuk Endokrinoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.

05 Mar 2026 - 14:01 YAYINLANMA
Doç. Dr. Ökdemir: "D vitamini eksikliği kadar fazlalığı da ciddi sağlık sorunlarına yol açar"

D vitamini eksikliği kadar fazlalığının da ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirten Çocuk Endokrinoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Ökdemir, "Yağda eriyen bir vitamin olduğu için vücutta depolanır ve aşırı alındığında zehirlenmeye neden olabilir" dedi.


Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Ökdemir, D vitamininin önemi, eksikliğinde görülen hastalıklar ve doğru kullanımına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. D vitamininin kas ve kemik metabolizması için hayati öneme sahip olduğunu aktaran Doç. Dr. Ökdemir, "Eksikliğinde rikets adı verilen ciddi bir hastalık ortaya çıkıyor. Rikets hastalığında kemikler yeterince sertleşmiyor. Bu durum özellikle yürümeye başlayan çocuklarda kemik eğriliklerine yol açar. İki yaşına gelmesine rağmen bıngıldağın kapanmaması, dişlerin geç çıkması önemli belirtiler arasındadır. Örneğin 10 aylık bir bebekte alt kesici dişler henüz çıkmamış, 18 aylık bir çocukta ise azı dişleri görülmemiş olabilir" diye konuştu.


D vitamini eksikliği olan bebeklerin genellikle huzursuz olduğunu ve baş bölgesinde aşırı terleme görüldüğünü ifade eden Ökdemir, "Daha büyük çocuklarda ise kas ağrıları ve krampları ortaya çıkabilir. Kan kalsiyumunun düşmesine bağlı olarak şiddetli kramplar sonrasında nöbet ve epileptik tablolar da gelişebilir. Türkiye’de uygulanan sağlık politikası kapsamında sağlık ocaklarında bebeklere doğumdan itibaren 1 yaşına kadar ücretsiz günlük 400 ünite D vitamini veriliyor. Ailelerin bu desteği her gün düzenli olarak kullanması, rikets hastalığından korunmada son derece önemlidir. Bir yaşından sonra D vitamini sentezinde en önemli kaynak güneş ışınlarıdır. Özellikle ultraviyole B (UVB) ışınları gereklidir. UVB ışınları saat 10.00 ile 15.00-16.00 arasında yeryüzüne ulaşır. Vücudun yaklaşık dörtte birinin hafif kızaracak düzeyde güneşe maruz kalması, günlük D vitamini ihtiyacını fazlasıyla karşılamış demektir" şeklinde konuştu.


Öğle saatlerinde yoğun güneşlenmenin sakıncalı olduğunu vurgulayan Ökdemir, "Öğle sıcağında radyasyon yükü daha fazladır ve cilt kanseri riski artar. Bu nedenle 10.00-11.00 saatleri arasında ya da 15.00 civarında güneşlenmek daha doğrudur. Ayrıca cam arkasında güneşlenmenin hiçbir faydası yoktur, çünkü UVB ışınları camdan geçmez. Özellikle 8 ve üzeri koruma faktörlü kremler, UVB ışınlarını engelleyerek D vitamini sentezini azaltır. D vitamini medyada sıkça gündeme gelir ve bilinçsiz kullanımı artıyor. D vitamini eksikliği kadar fazlalığı da ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Yağda eriyen bir vitamin olduğu için vücutta depolanır ve aşırı alındığında zehirlenmeye neden olabilir. Bir ampulde 300 bin ünite D vitamini bulunmaktadır. Bu ampullerin kırılıp içildiğini görüyoruz. Bu durum böbrek taşlarına, beyin ve büyük damarlarda kireçlenmelere kadar uzanan ciddi sorunlara yol açabilir. Hekim kontrolü olmadan D vitamini kullanılmaması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Kaynak :
İHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: