Merkez Platform

Dünyanın balta girmemiş köşesinden düzinelerce yeni tür keşfedildi

Küresel biyoçeşitlilik hızla çökerken, Afrika'nın haritada kalmış son beyaz lekelerinden biri olan Angola'daki ıssız bir platoya düzenlenen sefer, bilim dünyası tarafından daha önce hiç görülmemiş onlarca yeni canlı türünü gün yüzüne çıkardı.

03 Haz 2026 - 23:03 YAYINLANMA
Dünyanın balta girmemiş köşesinden düzinelerce yeni tür keşfedildi

Bilim insanları, dünya genelinde doğal yaşam alanlarının yok oluşunu tartışırken, Angola'nın yüksek kesimlerinde yer alan Lisima Platosu’nda muazzam bir keşfe imza atıldı.

Kongo, Zambezi ve Okavango gibi Afrika'nın en büyük nehir sistemlerini besleyen bu devasa sulak alan, geçit vermez coğrafyası ve 2002 yılında sona eren 27 yıllık yıkıcı iç savaş nedeniyle bugüne kadar bilim dünyasından tamamen saklı kalmıştı.

"Hayatın Kaynağı" olarak anılan bölgeye Şubat ayında düzenlenen "Cassai Yaşam Atlası" ekspedisyonu, platonun bugüne kadar çekilmiş en detaylı biyolojik fotoğrafını ortaya koyarak saklı kalmış sırları birer birer deşifre etmeye başladı.

Yerel ve uluslararası 16 uzmandan oluşan araştırma ekibi, resmi tanımlama süreçleri başladığında listeye yenilerinin de ekleneceğini belirterek, bilim literatürüne henüz geçmemiş onlarca yeni tür kaydetti.

Ultraviyole ışıkta parlayan örümcekler ve gizemli canlılar

Yeni keşfedilen türler arasında en dikkat çekici olanlardan biri, ultraviyole ışık altında mavi mavi parlayan ve bu yeteneğin nedeni bilim insanlarınca henüz çözülemeyen taçlı yengeç örümceği oldu.

Bir diğer büyüleyici keşif ise kendini avcılardan korumak için zehirli uğur böceklerinin dış görünüşünü birebir taklit eden bir yörünge örümceği türü olarak öne çıktı.

Bölgede kayıt altına alınan 103 yusufçuk türünden 8'inin, ayrıca 8 yeni güvenin ve 3 farklı çekirge türünün dünyada ilk kez bu araştırmayla belgelendiği açıklandı.

Araştırmacılar sadece yeni türlerle karşılaşmadı; dünyadaki en uzun zehir dişine sahip Gabon engereği, yarasaların kürkünde "yüzerek" kan emen uçamayan yarasa sineği ve katı bir kanat zarı yerine tüy benzeri saçaklardan oluşan kanatlara sahip çok tüylü güve gibi doğanın en sıra dışı bilinen üyeleri de platoda gözlemlendi.

Hayatın kaynağını korumak için zamana karşı yarış

Uzmanlar, yeni keşfedilen bu canlıların büyük bir kısmının çok dar yaşam alanlarına ve hassas habitat gereksinimlerine sahip olduğunu, bu yüzden insan tehdidine karşı son derece savunmasız olduklarını vurguluyor.

Özellikle nehir kalitesini bozan madencilik faaliyetleri ile bölgedeki orman temizleme ve anız yakma tarımı, bu hassas canlıların yaşam zincirini koparma riski taşıyor. Geçtiğimiz aylarda uluslararası öneme sahip sulak alan ilan edilen ve 110 bin kilometrekarelik devasa bir çevre ekosistemini besleyen bu bölgenin acilen resmi koruma statüsüne alınması gerekiyor.

Bilim heyeti, yürüttükleri çalışmanın nihai amacının sadece yeni türleri listelemek ve isim koymak olmadığını; bu canlıların hayatta kalabilmesi için bağımlı oldukları el değmemiş habitatların harita üzerinde ve sahada pratikte de korunmasını sağlamak olduğunu ifade ediyor.

Kaynak :
trthaber.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: