Eşten maaşı gizlemek!
120 bin TL maaş alan bir kişinin şu paylaşımı medyada ilgi gördü: 'Eşim maaşımı 55 bin TL sanıyor. Aradaki 65 bin TL'yi altına çevirip anneme veriyorum. Eşime tasarruf baskısı yapıyorum. 'Birlikte mücadele ediyoruz' sanıyor.' Para psikolojisine göre geliriniz ne kadar artarsa harcamalarımız o kadar...
120 bin TL maaş alan bir kişinin şu paylaşımı medyada ilgi gördü:
"Eşim maaşımı 55 bin TL sanıyor. Aradaki 65 bin TL'yi altına çevirip anneme veriyorum. Eşime tasarruf baskısı yapıyorum. 'Birlikte mücadele ediyoruz' sanıyor."
Para psikolojisine göre geliriniz ne kadar artarsa harcamalarımız o kadar artar.
Bunun bilincinde olup, tasarruf yapanlar gelecekte kazançlı çıkar.
Ancak bu tarz gizli işler, eşten habersiz para biriktirme varsa o evlilikten hayır gelmez!
Paylaşım yapanın cinsiyeti belli değil.
Bu paylaşım doğru mu, etkileşim kasmak için uydurma mı bilmiyorum lakin bu tarz durumlar yaşanıyor.
Örneğin iki yıl önce Ankara'da bir koca, altı yıllık eşine, kendisinden yüksek maaş almasına rağmen evin giderlerine karışmadığı, gelirini borsada değerlendirdiği ve maaşıyla arsalar aldığı gerekçesiyle boşanma davası açtı.
Mahkeme davalı kadını tam kusurlu bularak çiftin boşanmasına karar verdi.
Çünkü evlilikte eşten maaş veya kazanç saklamak, Yargıtay kararlarına göre 'ekonomik şiddet' ve güven sarsıcı davranış sayılarak boşanma sebebi (ağır kusur) oluşturur.
Bu durum, maddi-manevi tazminat taleplerine ve mal paylaşımında saklanan gelirlerin hesaba katılmasına yol açabilir.
***
TRAFİKTEKİ KURALSIZLIK BİTECEK
İstanbul'da trafikte şerit ihlali ile kaynak yaparken 'drone'a sürücü "Çizgiye basmak şerit ihlali mi?
Tuzak kuruyorsunuz" diye isyan etmiş!
Tuzak değil o! Kaynak yapmak, taralı alanları ihlal etmek eskiden de suçtu.
Bazı polisler bunu görmezden geliyordu, taralı alan ihlali umursanmıyordu.
Şimdi 'drone' farkıyla daha sıkı denetim yapılıyor ve cezası da daha fazla!
Yeni cezalar ve sıkı denetimler zamanla trafikteki kuralsızlığın önüne geçecek inşallah.
650 BİN SAHTE EMEKLİ!
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), yapay zeka destekli yeni denetim sistemiyle sahte sigorta ve 'hatır sigortası' üzerinden emekli olanları tek tek tespit ediyor.
Son beş yıl içerisinde gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu belirlenen yaklaşık 650 bin kişinin emeklilik işlemleri iptal edildi.
Bu kapsamlı incelemeler, tabela şirketleri ve şüpheli kısa süreli sigorta girişleri üzerinden yürütülüyor.
Usulsüzlük yapanların primleri sistemden siliniyor ve bu primlere dayanarak bağlanan tüm emeklilik hakları geçersiz sayılıyor.
Ayrıca SGK, o güne kadar ödenen tüm maaşları ve sağlanan sağlık hizmetlerinin bedelini yasal faiziyle birlikte geri talep ediyor.
Üçkâğıtçılıkta üstümüze yok!
Ben asıl gençlere üzülüyorum.
Eski nesil şanslıydı, erken yaşta emekli oldular. Bir dönem ülkedeki refah artışı ve sağlık sistemindeki gelişmelerle yaşam süresi de uzadı.
Erkekler ortalama 78,1 yıl, kadınlar ise 80,7 yıl yaşıyor.
Sistem 40'lı yaşlarda emekli olanlara 80 yaşına kadar emekli maaşı ödüyor!
Eskiden emeklilik sisteminde usulsüzlükleri tespit etmek zordu.
Şimdi her şey bilgisayar sistemine kayıtlı olduğu için usulsüzlükleri bulmak daha kolay.
Gençler hem eski kuşaklara göre daha geç yaşta emekli olacaklar hem de an itibariyle 17,7 milyon emeklinin yükünü omuzlarında taşıyorlar!
Aktif 1,5-2 çalışan, bir emekliye bakıyor!
Üstelik nüfus sürekli yaşlandığı için gençlerin omuzundaki emekli yükü daha da artacak!
650 bin kişinin emekliliğinin iptal edilmesi gerçekten yüksek bir rakam!
Acaba henüz tespit edilmeyenlerle birlikte usulsüz ya da sahtecilikle emekli olanların sayısı kaç?
Gençler yıllardır sahte emeklilerin de yüklerini omuzlarında taşıdılar! Ama sürekli gençler eleştiriliyor!
Gençlere yaşanması zor bir gelecek bıraktığımız için onları eleştirme hakkımız yok diye düşünüyorum.
***
180 MİLYON DOLAR AZ!
Süper Lig'de yayın geliri dağıtımındaki 'şampiyonlar payı' önümüzdeki sene olmayacak.
Son kez dağıtılacak payda takımların kazancı şöyle: Galatasaray (260 milyon TL), Fenerbahçe (197,6 milyon TL), Beşiktaş ( 166,4 milyon TL), Trabzonspor (72,8 milyon TL), Bursaspor ve Başakşehir (10.4 milyon TL). Bu durumda her takım minimum 40'ar milyon lira kazanacak ve Anadolu kulüpleri ekstra gelir elde edecek.
Geçmişteki başarılara sürekli para vermek yerine şu anki performansa göre gelir dağıtımı yapmak daha hakkaniyetli bir karar.
Asıl tartışmamız gereken ise Süper Lig yayın bedelinin seneye 180 milyon dolar olması!
Galatasaray sadece bu sezon Victor Osimhen için 75, Wilfried Singo için 30,77, Uğurcan Çakır için 27,5 olmak üzere toplam 133,27 milyon avro bonservis ücreti ödedi!
Son yayın ihalesi yapılırken de ücretin düşük olduğunu yazmıştım.
Süper Lig'e yıldız yağıyor, ilgi ve izlenme oranları arttı. 180 milyon dolar komik bir rakam! Yayıncı kuruluş ekstra ödeme yapmalı!
***
1959 ÖNCESİ!
Şampiyonluk primi kalktığına göre Haluk Ulusoy döneminde alınan saçma bir kararla 1959 yılından önceki şampiyonlukların sayılmama haksızlığı da ortadan kalkar artık!
İtalya gibi 1927'deki ulusal organizasyonların bile şampiyonluğunu kabul eden birçok ülke var!
1959'dan önceki şampiyonlukların sadece Fenerbahçe'nin hak arayışı olarak görülmesi de doğru değil!
Üç büyükler arasında denge olsun diye, Avrupa kupalarına katıldığı bahanesiyle 1959 öncesi diye iki şampiyonluğu sayılan Beşiktaş'ın aslında sayılmayan beş şampiyonluğu daha var! Haklarını aramamaları çok garip.
Aynı şekilde Gençlerbirliği'nin iki, Harpokulu'nun iki, Ankara Demirspor, Eskişehir Demirspor, Göztepe, Galatasaray, Güneş, Ankaragücü, İstanbulspor, Muhafızgücü ve Harbiye takımlarının da bir şampiyonluğu var.
Lefter, Metin Oktay, Can Bartu, Baba Hakkı ile övünüyor, heykellerini dikiyoruz ama onların zamanında kazanılan şampiyonlukları kabul etmiyoruz!
Yok, böyle bir saçmalık!
***
Altyazı
"Yarın için yaşayanın bugün için yaşayan karşısında hiç şansı olmaz." (Ajeossi)