İstanbul’da garip, etkileyici bir konser!
Önceki gün Beşiktaş- Kabataş arasında yürürken sarışın, Slav insan seliyle karşılaştım. TÜPRAŞ Stadyumu'na vardığımda ise bu kalabalığın nedeninin Belaruslu şarkıcı Max Korzh'un konseri olduğunu öğrendim. Stadyumun önünde hiç Türk'e rastlamadım; olanları da ben görmemiş olabilirim. Ellerinde Rus ve...
Önceki gün Beşiktaş- Kabataş arasında yürürken sarışın, Slav insan seliyle karşılaştım.
TÜPRAŞ Stadyumu'na vardığımda ise bu kalabalığın nedeninin Belaruslu şarkıcı Max Korzh'un konseri olduğunu öğrendim.
Stadyumun önünde hiç Türk'e rastlamadım; olanları da ben görmemiş olabilirim.
Ellerinde Rus ve Ukrayna bayrakları, atkıları olanlar birlikte konsere gidiyordu!
Bu iki ülke savaşta değil miydi?
Korzh'u tanımıyordum.
Rap, hip hop, rock ve pop öğelerini bir araya getiren Korzh, başta Ukrayna, Rusya, Gürcistan ve Belarus olmak üzere eski Sovyet coğrafyasından gençlerin sevdiği bir şarkıcıymış.
Ancak Korzh'un hem kendi ülkesinde hem Ukrayna'da hem de Rusya'da konser vermesi yasakmış.
Üç ülkenin de siyasetçilerini kızdırmak da farklı bir başarı öyküsü bence.
Korzh, Rusya'nın Ukrayna'yı işgaline karşı çıkmış ve savaşın sona ermesi çağrısında bulunmuş.
Bu yüzden Rusya'da konser vermesi yasak.
Kendi ülkesinde ise hükümete muhalif olduğu ve Belarus'un müttefiki Rusya'yı eleştirdiği için yasaklanmış.
Rusya'nın saldırılarına karşı Ukrayna'yı destekleyen Korzh'un, Ukrayna'ya girişinin bile yasaklanmış olması daha enteresan!
Korzh'un Ukrayna'da yasaklı olmasının nedeni ise Kırım'da konserler düzenlemesiymiş.
Ukrayna, kendi yasal prosedürlerini es geçerek Kırım'da etkinlik yapan tüm yabancı sanatçılara kara liste ve giriş yasağı uyguluyormuş.
Birbirine düşman ülkelerin hepsinde yasaklı olmayı başarması Korzh'a olan merakımı artırdı.
İki gündür yeni keşfettiğim Korzh'u dinliyorum.
Sözlerini anlamasam da şarkıları insanı havaya sokuyor, ruh halini yükseltiyor.
"The Sky Will Help Us", "Live High", "Optimist", "Control" şarkılarını özellikle tavsiye ederim.
Daha önce İstanbul'da aralarında Türklerin olmadığı ya da çok az olduğu 20 binden fazla yabancıyı stadyumda bir araya getiren bir şarkıcı oldu mu acaba?
İstanbul'da Ruslar dahil farklı ülkelerden 20 bini aşkın Putin karşıtı insanın konserde birlikte şarkı söylemeleri de büyük olay aslında.
Konserin İstanbul ekonomisine güzel katkısı olmuştur.
Asıl güzel olan ise farklı milletlerden 20 bini aşkın gencin İstanbul'da gönüllerince eğlenirken, hiçbir engelle karşılaşmadan özgürce siyasi protestolarını yapmaları.
***
DUA LİPA'NIN TÜRKİYE'DE EN SEVDİĞİ YER
Paris'in bistroları, New York'un kült restoranları ve Meksiko'nun sanat durakları... Dua Lipa, dünyanın dört bir yanındaki favori adreslerini paylaştı.
Ünlü şarkıcı Google Maps üzerinden sevdiği 137 mekânı paylaştığı listeye Türkiye'den nasıl bir mekân girdi dersiniz? Kapalıçarşı mı? Boğaz'da bir restoran ya da gece kulübü mü?
Hiçbiri!
Çoğumuzun tahmin edemeyeceği İstanbul Beyoğlu'nda Galatasaray Lisesi'nden aşağı doğru inen Yeni Çarşı Caddesi'nde bulunan bir plakçı;
Kontra Plak, Lipa'nın favori mekânları arasına girmiş.
Rahmetli babamın dükkânı Yeni Çarşı'da olduğu için çocukluğum bu çevrede geçtiği için bu caddeye canım sıkıldıkça gider, nostalji yaparım.
Bazen Kontra Plak'a da uğrarım.
Plak koleksiyoncuları, müzik zevki niş olanlar Okan Aydın'ın sahibi olduğu dükkanı iyi bilir.
Rafine bir müzik bilgisi ve zevkine sahip olan Okan Bey, dükkânında çok satan plaklar yerine nadir bulunan plakları bulunduruyor.
Tüm plaklara eşit yaklaşması da enteresan.
Yani nadide bir plak ilk gözünüze çarpan olmuyor bazen.
Okan Bey, sanki bir kütüphaneci gibi sattığı plakları kategorize etmiş. İsterseniz kütüphaneden bir kitap alır gibi arşive girip aradığınız plak ya da CD'yi kolayca buluyorsunuz.
Hedefinizde bir plak yoksa plaklara bakmak daha keyifli ve sürprizlerle dolu! Hiç aklınıza gelmeyecek bir plağı alıp da çıkabiliyorsunuz bu plakçıdan.
Yani işinizi gerçekten severek ve iyi yaptığınızda dünyanın en çok dinlenen kadın popçularından Dua Lipa da TomTom Mahallesi'ne gelip sizi buluyor!
Ve Lipa, yüz milyonlarca hayranına yolları İstanbul'a düşerse plak almaları için sizi tavsiye ediyor.
Bence bu da ilham verici bir başarı öyküsü.
Alkışlar Kontra Plak'a.
***
TEMİZLİK GÜNÜ
Tekirdağ'da bir grup kadın, toplanıp kendi aralarında altın gününe benzeyen bir 'temizlik günü' başlatmış.
Her ay bir kişinin evinde toplanıp dip köşe temizlik yapılıyor.
Bir grup kadının en dip köşelere kadar evinizi temizlediği bir ortamdan feci dedikodu çıkar.
Bu yüzden kadınların bir gece önceden evin her köşesini temizleyip gizli kalması gereken şeyleri sakladıklarını düşünüyorum.
Bu da stres ve kaygıyı artırır!
Yine de 'temizlik günü', bir grup kadının pasta börek yiyip içlerinden birinin altınları toplayıp eve döndüğü 'altın günü'nden daha keyifli ve yaratıcı bir buluşma gibi görünüyor.
Gerçi artan altın fiyatlarından sonra 'altın günü' düzenleyen de kalmamıştır!
***
ÇÖLDE SUSUZLUKTAN ÖLMEK
Nijer'den yola çıkan ve yaklaşık 100 kişiyi taşıyan bir kamyon, Sahra Çölü'nde yönünü kaybedip arızalandı. Çölde telefon sinyalinin bulunmaması nedeniyle iki kişi, kilometrelerce yürüyerek önce bir su kaynağına ulaşarak hayatta kalmışlar.
Daha sonra en yakın kasabaya ulaşıp yardım çağrısında bulunmuşlar.
Kurtarma ekibi olay yerine geldiğinde ise korkunç bir manzarayla karşılaşmış. Günlerce yardım bekleyen yolculardan en az 49'u susuzluk nedeniyle hayatını kaybetmiş.
Uzayda uydu yerleştirecek boş yer kalmamışken, GSM teknolojisi bu kadar gelişmişken 49 kişiye ulaşamamak ve bu insanların susuzluktan ölmesi büyük trajedi!
İnsanoğlu, bunca teknolojik gelişmeye rağmen yine de doğaya yeniliyor.
***
Altyazı
"Eğer insan çocukluğunda yeterince sevgi görmezse, her şeyi tek başına keşfetmesi gerekir." (La Tete en Friche)