Ali Özdemir - Merkez Medya

Ömrü uzattığına dair kanıt yok!

Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bir gıda takviyesi (vitamin, mineral, protein, bitkisel ürünler vs.) furyası yaşanıyor. Birçok insan daha sağlıklı yaşamak ve ömürlerini uzatma içgüdüsüyle bazen gereksiz şekilde vitamin kullanıyor. Uzmanlar, geniş bir yelpazede yeterli ve sağlıklı beslenildiği...

22 Nis 2026 - 08:01 YAYINLANMA
Ömrü uzattığına dair kanıt yok!

Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de bir gıda takviyesi (vitamin, mineral, protein, bitkisel ürünler vs.) furyası yaşanıyor.
Birçok insan daha sağlıklı yaşamak ve ömürlerini uzatma içgüdüsüyle bazen gereksiz şekilde vitamin kullanıyor.
Uzmanlar, geniş bir yelpazede yeterli ve sağlıklı beslenildiği sürece vitaminlere ihtiyaç olmadığını söylüyor.
Sadece doktorlar önerirse vitamin alınması gerektiği belirtiliyor ama birçok insan kafasına göre ya da sosyal medyadan duyduklarıyla vitamin kullanıyor.

Örneğin ABD'de National Cancer Institute öncülüğünde 390 binden fazla sağlıklı yetişkinin verilerinin 20 yılı aşkın süre boyunca incelendiği yeni bir çalışmada, günlük multivitamin kullanımının yaşam süresini uzattığına dair hiçbir kanıt bulunamadı.
Üstelik araştırma, yalnızca genel ölüm oranını değil, spesifik nedenleri de inceledi.
Çalışmada, beslenme alışkanlıklar, sigara kullanımı ve fiziksel aktivite gibi değişkenler de hesaba katıldı.
Kanser, kalp hastalıkları ve inme gibi başlıca ölüm nedenlerinde multivitamin kullananlarla kullanmayanlar arasında da anlamlı bir fark tespit edilmedi.
Daha da ilginci araştırmada günlük multivitamin kullanan grupta, kullanmayanlara kıyasla yaklaşık yüzde 4 daha yüksek ölüm riski gözlendi.
Araştırmacılar bu farkın doğrudan takviyelerden değil, gruplar arasındaki davranışsal ve sağlık farklılıklarından kaynaklanabileceğini belirtiyor.
Öte yandan bu çalışma, multivitaminlerin tamamen etkisiz olduğu sonucuna varmıyor; ancak gebelikte folik asit kullanımı veya bazı hastalıklarda hedefe yönelik takviyeler gibi spesifik durumlar dışında, genel nüfus için "ömür uzatma" iddiasının veriyle desteklenmediğini ortaya koyuyor.
Dünyada gıda takviyesi sektörünün büyüklüğü 200 – 215 milyar dolar!
Bu sektör reklamlara yılda yaklaşık 4.5 milyar dolar ayırıyor. Ve reklamlarının yüzde 65'ini dijital (Google, Instagram, TikTok vs.) ortamlarda kullanıyorlar.
Fenomenlere yaptırılan örtülü reklamlar ise bu orana dahil değil!
Şimdi anladınız mı; neden sosyal medyada sürekli karşınıza gıda takviyelerinin çıktığını!

***


DAVETİYEYE IBAN KOYMAK
Gaziantep'te bir çift, düğüne gelemeyecek olanlar için davetiyeye IBAN koymuş!
Eskiden akraba ve tanıdıklarının bütün düğünlere gidip takı takan iki aile, şimdi taktıklarını geri istiyor yani!

Normalde insan sevdiğini mutlu etmek için karşılık beklemeden hediye alır.
Ne yazık ki, düğünde takı takma geleneği zamanla uzun vadeli yatırıma dönüştü!
Son dönemde altının değerinin anormal artması yüzünden daha önce takılan takıların karşılığı verilmediği için eminim birçok akraba birbirine küsmüştür!

***


ACİLİ POLİKLİNİK GİBİ KULLANIYORLAR
Beylikdüzü Devlet Hastanesi acil servisinden sosyal medyaya düşen görüntülerde yüzlerce kişinin Sarı ve Yeşil alanlarda saatlerce sıra beklemesi tartışma konusu oldu.

Bu yeni bir durum değil ki, birçok hastanenin acil servisinde yıllardır benzer sorun yaşanıyor!
Rutin kullandığı ilaçları yazdırmak için bile acile gidenler var! MHRS'de randevu beklemek istemeyen ya da yakınındaki hastaneye randevu alamayanlar, acil servisleri poliklinik gibi kullanıyorlar.
İddia ediyorum fotoğraftakilerin yarısının acillik bir durumu yoktur!
Bu sorunun çözümü basit; durumu acil olmayan hastalara 'yeşil alanları' SGK kapsamında olmayacak şekilde ücretli hale getireceksin.

***


BU NASIL RESTORASYON?
Soldaki fotoğraf; Beykoz Yalıköy'de bulunan 300 yıllık tarihi İshak Ağa Çesmesi.
Sağdaki fotoğraf, restorasyon yapılmış hali!

Sanki İshak Ağa Çeşmesi çalınmış ve yerine mermerden sıradan bir çeşme yapılmış!
Çünkü eserin özgün silindir gövdesi ve tarihi kitabesi silinmiş; yerine hiçbir estetik değeri olmayan dikdörtgen bir mermer kütlesi kondurulmuş.
Bu restorasyonlara kim izin veriyor, hangi firmalar yapıyor vs. hepsinin kayıtları vardır.
Bu skandalın hesabı sorulmalı.

***


'PLANLI ESKİTMEYE' SON!
Cep telefonlarının bataryası bittiğinde, ekran kırıldığında ya da küçük arızalar yaşandığında tamir ettirmek ve parça değiştirmek Çin işkencesinden farksız!
Üç yıllık telefonlara bile parça değiştirme yapmıyorlar.
Servise gittiğinizde eski modelleri tamir etmediklerini, parça değiştirmediklerini öğreniyorsunuz.
Eski dediğim de üç-dört yıllık!
Tabii yeni telefonlarda dört yıl kullanmak bile ayrı bir başarı öyküsü.
Çünkü son 10 yıldır yeni modellerin çoğu 'planlı eskitme' stratejisiyle üretiliyorlar.
Amaç kullanıcılara üç yılda bir yeni telefon aldırmak!

Dayanıklı ürün üretmek satışlarını düşürüyor!
Planlı eskitmenin sadece bütçeye değil, doğaya da birçok zararı var; karbon salınımını ve çevre kirliliğini artırıyorlar.
Avrupa Birliği (AB) işte bu yüzden 'planlı eskitme' üretim tarzına savaş açtı.
Şubat 2027'den itibaren AB'ye üye ülkelerde satılacak tüm akıllı telefonlarda kullanıcı tarafından kolayca değiştirilebilir batarya zorunluluğu getirdi.
Yeni düzenlemeye göre cihazlar, evde basit aletlerle açılabilecek ve pil değişimi teknik servis gerektirmeden yapılabilecek.
Ayrıca üreticiler, yedek parça ve tamir kılavuzlarını en az 10 yıl boyunca erişilebilir tutmak zorunda olacak.
Üçüncü taraf tamirlere herhangi bir kısıtlama getirilemeyecek ve cihazlar 'tamir edilebilirlik' odaklı tasarlanacak.
Aynı yasaları biz de çıkarmalıyız.
Türkiye'de yılda yaklaşık 11–12 milyon adet akıllı telefon satılıyor.
Böyle büyük bir pazar payına sahip bir ülke, teknoloji devlerine karşı vatandaşının tüketici haklarını savunabilir.
AB'deki yasaların aynısını çıkarmak yeterli olur!

***


Altyazı
"Bir şeye karşı savaşmazsanız her şeye karşı kaybedersiniz." (Sucker Punch)

Kaynak :
sabah.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: