ÖZEL | EuroLeague CEO'su Chus Bueno'dan açıklamalar | Fenerbahçe EuroLeague'de kalacak mı? Format değişikliği, İsrail takımları ve NBA...
Geçtiğimiz Ocak ayında EuroLeague'in yeni CEO'su olarak göreve başlayan Jesus Chus Bueno, Fanatik.com.tr'ye özel açıklamalarda bulundu ve gündeme dair sorulara...
Avrupa'nın kulüpler bazındaki en prestijli organizasyonu olan EuroLeague'in yeni CEO'su 56 yaşındaki İspanyol Jesus "Chus" Bueno olmuştu. Daha önce NBA'de görev alan Bueno, Avrupa, Afrika ve Orta Doğu Başkan Yardımcısı ve NBA İspanya Genel Müdürü olarak görev yapmıştı.
Görevinin başına geldikten kısa bir süre sonra Fanatik'in sorularını yanıtlayan deneyimli yönetici olası EuroLeague-NBA temaslarına, EuroLeague'deki format değişikliklerine ve henüz 10 yıllık sözleşmelerini imzalamayan Fenerbahçe ve Real Madrid'in son durumlarına dair net açıklamalarda bulundu.
Kısa süre önce üstlendiği CEO'luk pozisyonunun ilk üç yılındaki temel hedeflerini anlatan Bueno şöyle konuştu:
"Aslında yapılacak çok şey var ama benim için üç ana konu öncelikli. Birincisi, ligin ve kulüplerin değerini artırmak. Bu nedenle franchise modeline doğru ilerliyoruz. Franchise sistemi kulüplerin değerini yükselten ve uzun vadeli yatırımları mümkün kılan bir yapı sunuyor. Bir yatırımcı için kulübün kalıcı ve uzun vadeli bir lisansa sahip olması, yatırımın geri dönüşünün güvence altına alınması açısından çok önemli. Aynı durum lig için de geçerli; franchise yapısı ligin toplam değerini de yükseltiyor.
İkincisi ise gelirleri ve iş hacmini büyütmek. Son yıllarda önemli bir büyüme yakaladık; son iki yılda yaklaşık yüzde 42’lik bir artış söz konusu. Ancak artık bir üst seviyeye geçmemiz gerektiğine inanıyorum. Ben buna ‘EuroLeague 3.0’ diyorum. Bunun anlamı dijital alana ve doğrudan tüketiciye ulaşan modellere daha güçlü şekilde yönelmek. Dünya genelindeki, özellikle Avrupa’daki taraftarlarla doğrudan ilişki kurabileceğimiz bir dijital ekosistem oluşturmak istiyoruz."
'EUROLEAGUE DÜŞÜNDÜĞÜMDEN DE GÜÇLÜ BİR MARKA'
Bu görevi aldıktan sonra EuroLeague markasının ne kadar güçlü olduğunu daha net gördüm. Uzun yıllardır basketbolun içindeyim ve her zaman güçlü bir organizasyon olduğunu düşünüyordum, ancak içeriden bakınca markanın düşündüğümden bile daha güçlü bir konumda olduğunu fark ettim. Bizimle çalışmak isteyen yatırımcılar ve franchise modeliyle kulüplere ilgi duyan gruplar var. Bu da büyüme açısından önemli fırsatlar yaratıyor.
Üçüncü ana başlık ise; ekosistemi doğru şekilde yönetmek. Basketbol dünyasında FIBA ile ilişkiler, takvim, oyuncular birliği gibi birçok farklı unsur bulunuyor. Herkes için uygun bir ekosistem oluşturabilirsek tüm paydaşlar bundan fayda sağlar. Çünkü parçalanmanın değer yaratmadığına, aksine değeri azalttığına inanıyorum.
'EUROLEAGUE MARKASINI GÜÇLENDİRMEYE DEVAM ETMEMİZ GEREK'
Son olarak ürünün kendisini de güçlendirmeye devam etmemiz gerekiyor. EuroLeague’de basketbol kalitesi zaten çok yüksek. Maçlar son derece rekabetçi ve lig oldukça güçlü bir organizasyon. Bizim hedefimiz de bu güçlü temelin üzerine daha fazlasını inşa etmek.”
'NBA, EUROLEAGUE'İN KARŞI KARŞIYA OLDUĞU EN BÜYÜK ZORLUK'
Şu anda EuroLeague'in karşı karşıya kaldığı en büyük zorluğun 'NBA'in Avrupa'da bir şeyler yapmaya' çalışması olduğunu söyleyen Bueno sözlerine şöyle devam etti:
“Şu anda en büyük meselenin belirsizliği ortadan kaldırmak olduğunu düşünüyorum. Bildiğiniz gibi NBA, Avrupa’da bir şeyler yapmak için şu anda sermaye topluyor ve önümüzdeki üç yıl içinde neler olacağı konusunda birçok soru ortaya çıkıyor. Bu durum yalnızca bizim için değil, NBA için ya da bu sürece dahil olabilecek diğer taraflar için de birçok soru işareti yaratıyor."
'NETLİĞE İHTİYACIMIZ VAR'
"Dolayısıyla bugün karşı karşıya olduğumuz en büyük zorluk bir planımızın olmaması değil. Aksine bir planımız var ve bunun güçlü bir plan olduğuna inanıyoruz. Asıl mesele, bu sürecin nereye varacağını görmek ve herkesin geleceğe dair daha fazla netliğe sahip olmasını sağlamak.”
10 YIL SONRA EUROLEAGUE
Bir 10 yıl sonra EuroLeague'in Avrupa basketbol ekonomisinde nasıl bir durum içinde olacağına dair tahminlerini belirten Bueno, gelişen teknolojiler özellikle yapay zekayla birlikte farklı bir deneyim sunulabileceğini ve bunun üst düzeyde olabileceğini söyledi:
"Önümüzdeki dönemde daha fazla değişim yaşanacağını düşünüyorum. Daha fazla yerde var olacağız ve taraftarlarla çok güçlü bir doğrudan tüketiciye yönelik ilişki kuracağız. Taraftarlara ürünler, biletleme, deneyimler, yaşam deneyimleri, sanal deneyimler ve teknolojinin sunduğu yeni imkanlar üzerinden farklı içerikler sunabileceğimiz bir ekosistem oluşturacağız.
Örneğin bir taraftarın bir bilet alıp kendisini adeta oyuncuların ortasında gibi hissedebileceği deneyimler mümkün olabilir. Dijital ve teknolojik imkanlar sayesinde tek bir deneyimin çok daha geniş kitlelere ulaştırılması mümkün hale gelebilir.
Aynı zamanda taraftarlara daha kişiselleştirilmiş bir erişim sistemi sunulabileceğini düşünüyorum. Örneğin bir taraftar belirli bir yorumcuyu, belirli bir dili ya da kendi takımına daha yakın bir anlatımı tercih ediyorsa bunu seçebilecek. Yapay zekâ bu tür kişiselleştirilmiş deneyimleri mümkün kılabilecek.
Dolayısıyla taraftarların ligi veya takımlarını takip ederken çok daha kişiselleştirilmiş içeriklere erişebileceği ve deneyimlerini en üst düzeye çıkarabileceği bir yapı görüyorum. Tüm bunların da görece hızlı bir şekilde gerçekleşeceğine inanıyorum."
EUROLEGUE'DE FORMAT DEĞİŞİKLİĞİ YAŞANACAK MI?
Son günlerde en çok konuşulan konulardan biri de EuroLeague'de format değişikliği. 2025-2026 sezonunda yaşanan format değişikliğinin ardından yeniden bir format değişikliği iddiası gündemde. Ligin 24 takıma çıkacağı, iki gruba ayrılacağı konuşuluyor.
Bueno'ya bu soruyu sorduğumuzda gelecek yıl için henüz net bir kararlarının olmadığını ancak 22 ya da 24 takımlı bir lig yapısının mümkün olabileceğini anlattı. Bueno şöyle konuştu:
'22 YA DA 24 TAKIMLI BİR EUROLEAGUE MÜMKÜN'
"Gelecek yıl için henüz kesin bir kararımız yok. Bir yıl daha 20 takımla devam edip etmeyeceğimiz ya da iki konferanslı ve 22 takımlı bir yapıya geçip geçmeyeceğimiz şu an bizim de üzerinde düşündüğümüz bir konu. Ama 22 ya da 24 takımlı bir lig yapısının mümkün olabileceğini görüyorum. Bu konu ben göreve gelmeden önce de gündeme gelmişti. Ancak bu tür kararların yalnızca hislere dayanarak verilmemesi gerektiğini düşünüyorum."
'SON KARAR NİSAN AYINDA VERİLECEK'
"Veri toplama aşamasındayız. Kulüplerden detaylı veriler alarak farklı formatların etkisini analiz ediyoruz. Bu yalnızca iş tarafıyla ilgili değil; bilet satışları, sponsorluklar veya yayıncılar açısından oynanacak maç sayısı gibi unsurların yanı sıra oyuncular üzerindeki etkileri de değerlendiriyoruz. Daha fazla maç oynanması durumunda kadroların daha geniş olup olmayacağı, sakatlık sayısının artıp artmayacağı gibi konular da bu değerlendirmelerin bir parçası.
Veriler aslında sakatlık sayısının geçen yıla göre artmadığını gösteriyor, ancak birçok kişi oyuncuların daha fazla seyahat ettiği ve daha yorgun olduğu düşüncesine sahip. Bazen veriler düşündüğünüz şeyi doğrular, bazen de sizi şaşırtabilir. Çünkü yakın çevrenizde gördüğünüz birkaç örnek farklı bir algı yaratabilir; ancak tüm tabloya baktığınızda durumun değişmediğini görebilirsiniz.
Dolayısıyla şu anda bu değerlendirmelerin tamamını yapıyoruz. Amacımız en doğru kararı vermek ve bu nedenle biraz daha zamana ihtiyacımız var. Ancak bu konuyla ilgili kararın Nisan ayında alınacağını söyleyebilirim."
PLAY-OFF VE FINAL FOUR SİSTEMİ
Daha önce uzun yıllar NBA'de görev alan ve şimdilerde bu tecrübesini EuroLeague'e aktarak olan Bueno'ya Final Four formatı ile finallere giden geleneksel playoff serisi sistemi arasındaki farklar ve sağladıkları faydalar üzerine konuştuğumuzda 'Final Four'u daha çok sevdiğini' söyleyen Bueno sözlerine şöyle devam etti:
'FINAL FOUR HERKESİ BİR ARAYA GETİRİYOR'
"Yani yerel liglere bakarsanız, playoff sistemi oynanıyor; NBA de playoff oynuyor. Ama biliyorsunuz, biz Final Four oynuyoruz. NCAA gibi çok büyük bir organizasyon da Final Four oynuyor, değil mi? Ben Final Four formatını seviyorum. Bence herkesi bir araya getiriyor. Yerel liglerdeki kupa organizasyonları gibi; insanları bir araya getiriyor, güçlü bir topluluk duygusu yaratıyor, insanlar etkileşim kuruyor ve ben bu deneyimi gerçekten seviyorum."
'FINAL FOUR FORMATINI SEVİYORUM'
"Abu Dabi’deki Final Four’da oteldeydim. Otelde Fenerbahçe’den ve Panathinaikos’tan taraftarlar vardı, herkes takımını güzel bir şekilde destekliyordu. Gerçekten farklı bir atmosferdi. Farklı duygularınız var, farklı takımları destekliyorsunuz ama hepimiz aynı ortamdayız. Bilmiyorum, benim için bu durum basketbol topluluğu duygusunu güçlendiriyor ve harika bir deneyim yaratıyor. Final Four’a gitme şansınız oluyor. Tabii ki playoff sistemini de anlıyorum; onun da avantajları var. Yani dediğim gibi her iki formatın da faydaları var ama ben şahsen Final Four formatını seviyorum."
FENERBAHÇE VE REAL MADRID YENİ 10 YILLIK SÖZLEŞMEYİ İMZALAYACAK MI?
EuroLeague'in iki güçlü takımı Fenerbahçe ve Real Madrid kendilerini yeniden EuroLeague'e bağlayacak yeni kontratlarına henüz imza atmış durumda değil. Bueno, iki büyük takımın sözleşme yenileyeceği konusunda oldukça optimist bir görüşe sahip:
'İKİ TAKIMIN DURUMU BİRBİRİNDEN FARKLI'
"Doğrusu, doğam gereği iyimser biriyim. Bu yüzden, özellikle de franchise sistemine geçiyor olduğumuz şu dönemde, herkesin uzun vadeli lisans sözleşmesini imzalamasını beklediğimi söyleyebilirim; çünkü franchise olarak sahip olduğumuz ve aksi takdirde kaybedebileceğimiz çok büyük bir değer var. Her iki takımla da görüşüyorum ve Fenerbahçe ile Madrid'in durumlarının farklı olduğunu düşünüyorum."
'GÖRÜŞMELER DEVAM EDİYOR'
"Fenerbahçe bazı farklı konular üzerinde talepte bulunuyor. ve ben de yönetimle bu konular üzerine konuştum. Bu çalışmalarımız devam ediyor. Her iki takım da bu ligde ilk günden beri rekabette olan takımlar, aynı zamanda çok büyük markalar. Her iki takım da EuroLeague topluluğunun önemli bir parçasını oluşturuyorlar. Bu yüzden iyimser kalmaya devam edeceğim ve onların da katılacağını düşünmeye devam edeceğim"
SON TARİH NE ZAMAN?
"Son tarihler konusuna gelince; aslında bu bir baskı yaratmak için koyduğumuz bir son tarih değil. Asıl sebep gelecek sezonu planlamak zorunda olmamız.
1-Önce turnuva formatını belirleyip onaylamamız gerekiyor.
2-Ardından konferans sistemi olup, olmayacağına karar vermeliyiz.
3-Eğer konferans olacaksa, hangi takımların hangi konferansta yer alacağını belirlemeliyiz.
4-Coğrafi rekabetleri de dikkate alarak takım sayısını planlamamız gerekiyor.
Tüm bunları göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Bu yüzden kulüplerden mümkün olduğunca kısa sürede bir cevap istiyoruz; çünkü planlama yapabilmemiz için bunu bilmemiz gerekiyor. Turnuva formatı konusunda kararımızı — büyük ihtimalle Nisan ayının başında — verdikten sonra, kulüplerin ne yapmak istediklerini net şekilde öğrenmemiz gerekecek ki planlamaya başlayabilelim."
MAAŞ TAVANI VE TAKIMLARIN TUTUMU
"Yani buraya geldiğimden beri gündemde olan iki ya da üç ana konu var; maaş bütçesi, gelir dağılımı ve arışma / lig sistemi. Maaş bütçesi konusunda farklı görüşler var. Grup oldukça büyük ama bence herkesin ortak bir hissi var: Bir maaş tavanına ihtiyacımız olduğu. Bu artık tartışma dışı diyebilirim. Asıl tartışma şu noktada;
-Maaş tavanı ne kadar sıkı olmalı?
-Hangi istisnalar veya esneklikler olacak?
-Yumuşak mı yoksa daha sert bir maaş tavanı mı uygulanmalı?
Kiminle konuştuğunuza bağlı olarak farklı fikirler duyuyorsunuz. Ben şu anda herkesin görüşünü anlamaya, ortamın nabzını tutmaya çalışıyorum. Bir noktada bu konuyu ele almamız gerekecek. Bu arada şunu da söyleyeyim: Zaten şu anda bir maaş tavanı sistemimiz var. ncak gelecek sezon için bunu değiştirip değiştirmeyeceğimizi henüz bilmiyorum. Buna bakmak için hâlâ zamanımız var. Ama şunu söylemek çok normal ve bence herkes bu konuda hemfikir: Ligin sürdürülebilirliği için belirli bir salary cap sistemine ihtiyaç var. Aynı zamanda bu sistem kulüplerin ne yapabileceklerini ve neyi yapamayacaklarını daha net görmelerini sağlar."
NBA-FIBA-EUROLEAGUE İLİŞKİLERİ
Bueno uzun yıllar NBA'de kariyer yapmış bir yönetici. EuroLeague'de göreve geldiği açıklandığında pek çok kişi Bueno'nun NBA, FIBA ve EuroLeague arasında bir köprü kurabilecek biri olduğu görüşünde birleşti. Bueno'ya kendisine yüklenen bu misyon hakkındaki fikrini ve bu bağlantıları nasıl bir avantaja çevirmeyi planladığını sorduk:
"NBA’de geçirdiğim yıllardan ve kariyerim boyunca FIBA ile, özellikle FIBA Europe komitelerinde yer almaktan dolayı gurur duyuyorum. Bu yüzden her iki kurumla da iyi ilişkilere sahibim ve bu, bir güven ortamı yaratıyor. İyi bir iletişim var; onlar beni tanıyor, ben onları tanıyorum ve bu da diyaloğu başlatmayı kolaylaştırıyor.
'BEN EUROLEAGUE'İ SAVUNACAĞIM'
"Masayı kurup diyaloğu başlatabiliyorsunuz. Hepimiz biliyoruz ki bazı konular kritik tartışmalar doğuracak ve belki her konuda anlaşamayacağız. Ama bu, iyi ilişkilerimiz olmadığı için değil; ben EuroLeague’i savunacağım, onlar da kendi kurumlarını savunacak."
'PARÇALANMA HİÇ KİMSENİN ÇIKARINA DEĞİL'
"Ama eğer istek ve güven varsa, sonunda bir çözüm bulunabileceğini biliyoruz. Bunu çözeceğiz ve umarım tüm taraflar çözmek ister, çünkü öğrenebileceğimiz şeyler var. Yani tekrar söylüyorum, iyimserim ve onlarla çalışmaktan çok mutluyum. Tabii ki artık EuroLeague için çalışıyorum, EuroLeague CEO’suyum ve EuroLeague’in çıkarlarını savunuyorum. Ama daha önce de söylediğim gibi, parçalanma hiç kimsenin çıkarına değil. Bu yüzden birlikte çalışan taraflar, hem benim organizasyonum hem de diğer tüm organizasyonlar için en iyi sonuçları elde eder.
NBA'E KARŞI YASAL İŞLEM BAŞLATILACAK MI?
Geçtiğimiz Ocak ayında EuroLeague, NBA'in Avrupa kulüpleriyle (özellikle 10 yıllık taahhüdü olanlar) görüşmesi nedeniyle yasal işlem başlatacağı ve NBA'e resmi bir hukuki uyarı mektubu gönderildiği iddiaları çok konuşulmuştu. Ses getiren bu iddiaları da Bueno'ya sorduk ve şu yanıtı aldık:
"Bu konu ben buraya gelmeden önceydi; hukuk ekibi gerçekten iyi bir iş çıkarmış ve kendimizi yasal olarak nasıl savunabileceğimizi araştırmış. Bunu eleştirmek istemem; bu doğru bir adımdı. Bu sadece NBA’ye karşı değildi, aynı zamanda takımlarla görüşen diğer kurumlar ve yatırım fonlarına karşı da bir çalışmaydı. Ama bence şu anda bu senaryo masada olmak istediğim bir durum değil. Ben birbirimizi yok etmekten ziyade birlikte bir şeyler inşa etmek üzerine konuşmalar yapmak istiyorum. Çünkü tekrar söylüyorum, bu durum basketbolun daha iyi bir konuma gelmesini sağlamaz. Yani, şu anda bu konu masada değil."
'FRANCHAISE SİSTEMİ 2027-2028 SEZONUNDA'
İspanyol spor gazetesi Marca, altı takımın franchise olmakla ilgilendiğini ve giriş ücretinin 47 ila 75 milyon euro arasında olacağını ve mevcut hissedarların bu ücreti ödemek zorunda olmayacağını iddia etmişti. Bueno'ya bu soru yönelttiğimizde, 2027-2028 sezonunu işaret etti:
"Evet, ve bununla ilgili küçük bir yorum yapacak olursam: Plan şu ki, uzun yıllardır (25–20+ yıl) bu ligi kuran ve değer yaratan kurucu hissedarlar, zaten hissedar oldukları için franchise olma kararı onlara ücretsiz olarak verilecek. Bu değişiklik 2027–28 sezonu için geçerli olacak, önümüzdeki sezon için değil, çünkü bu geçişi yapmak için tüm hukuki, ekonomik ve vergi planlamalarını hazırlamamız gerekiyor. Önümüzdeki aylarda bunun üzerine çalışacağız ve planlama yapacağız. Ama plan şu ki, Haziran 2027 sonunda tüm kurucu hissedarlar franchise olacak. Aynı zamanda, EuroLeague’de franchise olmak isteyen başka takımlar ve gruplar da var. Bunları durum bazında değerlendireceğiz, tüm olasılıkları inceleyeceğiz."
'NET BİR KARARLILIKLA İLERLİYORUZ'
"Evet, daha fazla takımın katılımını planlıyoruz, dediğim gibi, bu yeni pazarlar yaratacak, ligi bir varlık ve iş değeri olarak büyütecek ve ekosistemi yönetmemize yardımcı olacak. İlgi büyük; bu beni çok mutlu ediyor. Başta söylediğim gibi, EuroLeague sadece mevcut kulüpler için değil, dışarıdan gelenler için de çok çekici. Şu anda görüşmeler başlıyor. “Kesin fiyat (40 milyon ile 70 milyon arasında olduğu bildiriliyor) henüz netleşmedi”.Bu konuda GB Capital adlı bir yatırım bankası, doğru değerlemeyi yapmamıza yardımcı oluyor. Fiyat verisi benim tahminim değil; her durum piyasa ve takımlar bazında adil fiyatı belirlemek için ayrı ayrı değerlendirilecek. Ama evet, bu yönde ilerlediğimiz için heyecanlıyız ve piyasa da bu hareketi destekliyor. Yatırımcılar, franchise olmak isteyen takımlar ve hissedarlar—hepsi bu hareketin yanındaydı, hiç kimse karşı çıkmadı. Yani bu yönde net bir kararlılıkla ilerliyoruz."
ECA hissedarları, EuroLeague için 3 yıllık stratejik iş planının geliştirilmesini onayladı ve hedef olarak 2,5 milyar euroluk bir işletme bedeli belirledi. Ayrıntıları Bueno şu sözlerle anlattı:
"Dediğim gibi, bahsettiğim adımları atarsanız—yani varlık değerini artırmak, franchise sistemine geçmek—bu, lig değerini yükseltir. Yeni pazarlara açılırsanız ve yeni franchise’lar ekleyip yeni değerler yaratırsanız, bu da değeri artırır çünkü daha büyük ve daha güçlü bir yapı oluşur. Ayrıca iş açısından da avantaj sağlar; piyasa büyür ve daha fazla iş fırsatı yaratılır. Kira fiyatı veya değerlemeler, varlık değeri ve iş hacmine bağlıdır. Bizim planımıza göre, üç yıl içinde bu değer bugünkü seviyenin yüzde üzerinde olacak ve kira/değerleme fiyatları da buna bağlı olarak artacak."
'3 YIL İÇİNDE EUROLEAGUE'İN DEĞERİ 2,5 KATINA ÇIKABİLİR'
"Şu anda EuroLeague’in değeri yaklaşık 1 milyar euro civarında, ama bu adımları atıp direct-to-consumer (doğrudan tüketiciye) modelini de eklersek, bu bize önemli bir gelir sağlayacak. Planımız, stratejik olarak uygulandığında üçüncü yıl sonunda toplu işletme değerinin 2,5 milyar euro olması yönünde. Biz planımıza güveniyoruz; hissedarlar da bu plana yeşil ışık yaktı ve bu hedefe ulaşacağımıza inanıyoruz. Yani özetle, üç yıl içinde bugünkü değerin 2,5 katına çıkacağını öngörüyoruz."
İSRAİL TAKIMLARI SORUNU: HERKES KENDİ EVİNDE OYNAYACAK MI?
İsrail'in içerisindeki uzun süredir bulunduğu politik koşullar nedeniyle, EuroLeague'de bulunan İsrail takımları maçlarını tarafsız sahalarda oynuyor. Temsilcilerimiz Anadolu Efes ve Fenerbahçe'de bundan taraftar desteğinden yoksun kaldıklarına dair açıklamalarda bulunmuştu.
Ligin önceliklerinden birininde önümüzdeki sezon tüm takımların kendi evlerine oynaması olduğu biliniyor. Bueno 'öncelik insan güvenliği' dedi ve şöyle konuştu:
'İNSANLARI KORUMAK ZORUNDAYIZ'
"Şunu söyleyebilirim ki, en önemlisi insan ve insan hayatları. Böyle bir durumda, hayatı ve insanları korumak zorundasınız. Bu durum bizi şaşırttı ve bu yüzden bir hafta içinde kararlar almak zorunda kaldık. Takımların tepkisinden çok, çok gurur duyuyorum; başka sahalar bulmaları gerçekten etkileyiciydi. Ayrıca, birçok kulüp CEO’sunun bana ulaşıp, “Eğer gerekirse kendi sahamı sunarım, buradayım” demesi beni çok mutlu etti. Bu, ligin nasıl birbirine yardım etmek istediğini gösteriyor."
"Şu anda üç takım başka sahalarda, oynadığı bir durum söz konusu. Ev sahiplerine bunun için teşekkür ediyoruz. Bunu normal sezonun sonuna kadar sürdürmek istiyoruz, bu kesin. Tahmin edebileceğiniz gibi, durumu günlük ve haftalık olarak izlemek zorundayız; çünkü kiminle konuştuğunuza bağlı olarak, bazıları savaşın 10 gün içinde biteceğini söylüyor, bazıları ise aylar süreceğini. Şimdilik, normal sezon sonuna kadar oynamaya devam edeceğiz; birkaç ay sonra ne olacağına karar vereceğiz. Ama her zaman önceliğimiz insan ve hayat olacak."
'FINAL FOUR'UN BİR EŞİ BENZERİ YOK'
Çiçeği burnunda CEO Bueno'ya son olarak bu yıl Atina'da yapılacak Final Four organizasyonunu ve bu yıl ki Final Four'dan beklentisini sordum ve son olarak şu yanıtı aldım:
"Final Four, Avrupa basketbolunun en büyük etkinliği, bu kesin. Final Four'un eşi benzeri yok. Daha önce de söylediğim gibi, dünyanın dört bir yanından insanları bir araya getirmek gerçekten muazzam. Tahmin edebileceğiniz gibi, Atina bir basketbol şehri, tutkusu ve taraftar kitlesiyle ünlü ve Final Four insanları cezbediyor. Tabii, takımları da iyi performans gösteriyor. Ama şunu da biliyorsunuz, Final Four’un ilk gününde platformumuzda bir milyondan fazla bilet talebi aldık. Maalesef tüm bu insanlar için bir milyon kişilik kapasiteye sahip bir arena yok. İnsanların bilet bulamayınca hayal kırıklığı yaşadığını anlıyorum; bu, olması gereken bir durum."
'ATİNA FINAL FOUR İÇİN HARİKA BİR YER'
"İnsanların Final Four'u farklı şekillerde keyifle izleyebilmesi için şehrin farklı noktalarında sunmaya çalışıyoruz, böylece insanlar Final Four’u farklı şekillerde deneyimleyebiliyor ve bu konuda çok heyecanlıyız. Bence Atina çok güzel bir şehir, Final Four’u düzenlemek için harika bir yer. Belediye ve ilgili kurumlar bize büyük destek oluyor, bunun için gerçekten teşekkür ediyorum. Panathinaikos ve salon işletmecileri mekanı tahsis ediyorlar ve şimdiye kadarki en iyi Final Four’u düzenleyip bunu tüm dünyaya göstermek için ellerinden geleni yapıyorlar. Bence burası basketbol oynamak için en iyi yer, bu yüzden çok heyecanlıyım ve sonucu görmek için sabırsızlanıyorum. Eminim ki bu, harika bir Final Four ve muhteşem bir etkinlik olacak."