Ali Özdemir - Merkez Medya

Sokaklardan sahneye akan bir miras

Adana'nın o kendine has, enerjisi yüksek havasına bu hafta bir de sanatın iyileştirici gücü eklendi. Şehrin sokaklarında yürürken bu kez çeyrek asırdır kök salan bir geleneğin, 25. Devlet Tiyatroları Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali'nin heyecanını soluduk. İstasyon Meydanı'nda, o tarihi...

29 Mar 2026 - 07:01 YAYINLANMA
Sokaklardan sahneye akan bir miras

Adana'nın o kendine has, enerjisi yüksek havasına bu hafta bir de sanatın iyileştirici gücü eklendi. Şehrin sokaklarında yürürken bu kez çeyrek asırdır kök salan bir geleneğin, 25. Devlet Tiyatroları Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali'nin heyecanını soluduk. İstasyon Meydanı'nda, o tarihi Tren Garı binasının gölgesinde başlayan kortej yürüyüşü, aslında bir şehrin sanata nasıl sahip çıktığının en somut resmiydi. Hollandalı Close Act Tiyatrosu'nun devasa figürleri Ziyapaşa Bulvarı'nda süzülürken, Adanalıların gözlerindeki o parıltıyı görmeliydiniz. Kalabalığın arasında çocuklar var, yaşlılar var, ilk kez tiyatro görecek olanlar da... Ama hepsinin ortak bir duygusu; merak... Bir yandan devasa figürlerin ne olduğunu tahmin etmeye çalışıyorlar diğer yandan da Tamer Karadağlı ile fotoğraf çektirmek için birbirleriyle yarışıyorlar. Vali Mustafa Yavuz ile Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu başta olmak üzere protokolün ve halkın omuz omuza yürüdüğü bu anlar, sanatın birleştirici gücünü bir kez daha kanıtlar nitelikteydi.
Devlet Tiyatroları ile Sabancı Vakfı işbirliğinde organize edilen festivalin mimarlarıyla da bir araya gelme imkânım oldu. DT Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Tamer Karadağlı, bu festivalin sadece oyunlardan ibaret bir etkinlik olmadığını Adana'yı uluslararası bir sanat merkezine dönüştüren devasa bir kültür mirası olduğunu vurguladı. Sabancı Vakfı Nevgül Bilsel Safkan ise büyük bir gururla festivalin, Adana'nın ruhuna işleyen bir değer haline geldiğini anlattı. Safkan festivalin bugüne kadar ulaştığı rakamları da paylaştı ve festivalin 50'ye yakın ülkeden tiyatro topluluğunun 500'den fazla oyununa ev sahipliği yaptığını, bir milyona yakın seyirciyle buluştuğunu söyledi.

UMUT VERDİNİZ
Gecenin en unutulmaz anı ise kuşkusuz 'Sakıp Sabancı Yaşam Boyu Başarı Ödülü'nün takdimiydi. Sahneye usta oyuncu Meral Çetinkaya çıktığında salonda zaman durdu sanki. Ödülün kendisi için sürpriz olduğunu söyleyen Çetinkaya'nın, "Gerçekten bu yaşımda bana böyle umut verdiniz" sözleri, sanatın sadece eğlence değil, ruhumuza dokunan bir şifa olduğunu hepimize hatırlattı. Onun o vakur duruşu ve "Yaşasın tiyatro!" haykırışı, festivalin 25 yıllık emeğinin en zarif özetiydi. Benim için sanırım bundan daha güzel daha coşkulu bir Dünya Tiyatro Günü kutlaması olamazdı. Sadece beni değil, başta Adanalılar olmak üzere tüm tiyatro severleri bu coşkuya ortak ettikleri için DT'ye ve Sabancı Vakfı'na ne kadar teşekkür etsek az...
Eğer yolunuz bu günlerde Güney'e düşerse, sadece kebap yemeye değil, ruhunuzu doyurmaya da gelin. Zira, Adana şimdi 11 Nisan'a kadar dev bir sahne gibi. İstanbul'dan Gürcistan'a, Ankara'dan İngiltere ve Rusya'ya kadar uzanan 17 oyun, 6 atölye ve 2 sergiden oluşan kapsamlı bir program izleyicileri bekliyor.


DİZİ SEKTÖRÜMÜZ ADINA ÖNEMLİ İŞBİRLİĞİ
Türk dizilerinin uluslararası yolculuğu artık yalnızca bir başarı hikâyesi değil, aynı zamanda stratejik bir kültür politikası meselesi haline gelmiş durumda. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Fransa'nın Lille kentinde düzenlenen dünyanın önemli dizi festivallerinden Series Mania ile kurduğu işbirliği de bu vizyonun somut bir yansıması.

Sinema Genel Müdürü Birol Güven önderliğinde geçtiğimiz günlerde düzenlenen etkinliğe katılanlar arasında Bağlılık Hasan, Kayıp Kamyon, Akıldan Kalbe, Aile Saadeti gibi yapımlarla sektördeki yerini sağlamlaştıran Sinehane adına yapımcı Koray Genç de vardı. Verimli bir süreç geçirdiklerini söyleyen Genç, şunları aktardı: "Dünyanın farklı coğrafyalarından gelen sinemacılar, hikâye anlatıcıları ve ülke temsilcileriyle bir araya gelme fırsatı bulduk. Bu tür platformlar, sektörün nabzını tutmak açısından son derece kıymetli.

Önümüzdeki yıl Türkiye'nin, Bakanlığımız ve Sinema Genel Müdürlüğümüzün katkılarıyla 'guest country' yani onur konuğu ülke olarak yer alması planlanıyor. Bu, bizim açımızdan son derece önemli bir gelişme. Türk yapımcılar ve hikâye anlatıcıları için projelerini uluslararası platformda daha güçlü şekilde sunabilecekleri, yeni iş ortaklıkları kurabilecekleri bir zemin oluşacak. Sinehane olarak hızla dönüşen medya endüstrisini yakından takip ediyoruz. Bu tür uluslararası etkinlikleri, hem vizyonumuzu geliştirmek hem de global ölçekte yeni iş birlikleri kurmak adına çok değerli buluyoruz. Kurum olarak bu tür platformlarda yer almayı ve sektörel etkileşimi artırmayı önemsiyoruz."

Kaynak :
sabah.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: