Türkiye’nin kıymetini bilelim!
İsrail-Amerika ve İran arasındaki savaş giderek şiddettini arttırıyor. Bölgede ateş çemberi genişliyor desek yeridir. Zengin ve lüks yaşamın merkezi olan Dubai'ye bile bombalar yağıyor. Dubai'de yaşayan Türk vatandaşının çektiği video sosyal medyada viral oldu. 'Türkiye'nin kıymetini bilin, ben daha...
İsrail-Amerika ve İran arasındaki savaş giderek şiddettini arttırıyor. Bölgede ateş çemberi genişliyor desek yeridir. Zengin ve lüks yaşamın merkezi olan Dubai'ye bile bombalar yağıyor. Dubai'de yaşayan Türk vatandaşının çektiği video sosyal medyada viral oldu. "Türkiye'nin kıymetini bilin, ben daha çok para kazanmak için buraya geldim ama güvenliğim yok. Ne yapayım parayı" diyor videoda. Sözlerinde sonuna kadar haklı.
Şaşalı hayatların son yıllarda merkezi haline gelen Dubai bu savaşı en fazla hisseden ülkelerden biri. Şükürler olsun, biz savaşın bu karanlık yüzünü hissetmeden hayatlarımızı yaşıyoruz. Güven içinde yaşamlarımıza devam ediyoruz. Bu da Türkiye'nin dengeli ve istikrarlı dış politikasından kaynaklanıyor. Bu ülkenin vatandaşı olup, çeşitli platformlarda Türkiye'yi kötüleyen hazımsızlara da umarım bu yaşananlar ders olur. Türkiye, savaşların bitmek bilmediği bu coğrafyada kuşkusuz ki en güvenli ülkelerin başında geliyor. Türkiye'nin kıymetini bilelim...
YASA TEKLİFİ BİR AN ÖNCE HAYATA GEÇİRİLSİN!
Sosyal medyaya yaş sınırı geliyor. Yasa teklifi Meclis'e geldi. Buna göre, 15 yaş altındaki çocuklar artık sosyal medya hesabı açamayacak. Ben bu yasa teklifini çok önemli buluyorum. Yeni nesli siber zorbalıktan, şiddetten, cinsel istismardan korumak için etkili bir adım olacağını düşünüyorum. Suça sürüklenen çocuklar gibi önemli bir sorunumuz var.
Çocuklarımızı sosyal medya üzerinden suç ağına düşüren yasadışı yapılanmalardan da korumamız için sosyal medyaya yaş sınırı gelmesi önemli bir hamle olacaktır. Dünyanın en gelişmiş ülkeleri de benzer şekilde yaş sınırı getiriyor. Evlatlarımızı koruyabilmek adına bu yasa teklifi umarım bir an önce hayata geçer.
8 MART, KADINA ŞİDDETE KARŞI MÜCADELENİN SEMBOLÜ!
8 Mart Dünya Kadınlar Günü yine birçok etkinlikle kutlanıyor. 8 Mart, kadınları kutlama gününün ötesinde; kadınlarımızın toplumsal alandaki ayrımcılığına, şiddete karşı mücadelenin sembolüdür. Türkiye, devlet kurumlarından sivil toplum kuruluşlarına kadar kadına karşı şiddetle mücadele etmesine rağmen, hâlâ bu sorumuz devam ediyor.
Toplumsal farkındalığımızın artmasına rağmen bu sorunun tamamen çözülmesi için daha gidecek çok yol yolumuz var. Şiddet sorununu çözebilmenin en temel yolu yine aileden geçiyor. Ebeveynler şiddeti normalleştirmeyen sağlıklı ilişki biçimleriyle çocuklarını yetiştirmeli. Ailede ne görürsek, hayatımızın geri kalanı da öyle şekilleniyor. Unutmayalım, kadına karşı şiddetle mücadelede yine kadınlarımıza yani annelere çok iş düşüyor.